Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürü Remzi Kaya Genel Yayın Yönetmenimiz Neşe Kocacık'a açıklamalarda bulundu.
Neşe Kocacık : “Her okula Internet” projesinin mimarlarından birisiniz. Bu projenin nasıl ortaya çıktığını anlatır mısınız?
Remzi Kaya : Öncelikle Parlamento Dergisinin Bakanlığımızın ve Genel Müdürlüğümüzün çalışmalarına göstermiş olduğu yakın ilgiye teşekkür etmek istiyorum. Gerek diğer basın yayın organlarının gerekse sizlerin çalışmalarımızı izleyerek kamuoyunu bilgilendirmeleri hem bizi motive etmekte hem de kamuoyunun ayrıntılı bilgi sahibi olmasına fırsat vermektedir. Bunu kısaca belirttikten sonra sorunuza cevap vermek istiyorum. Aycell’in o zamanki Genel Müdürü Sayın Cahit Paksoy Beyle sohbet ederken, o sırada Türk Telekom’un gene o günkü Genel Müdürü Mehmet Ekinalan Bey de bizim sohbetimize katıldı. Sohbetin konusu ister istemez Milli Eğitim Bakanlığı ile Türk Telekom’un birlikte neler yapabileceği üzerine yoğunlaştı. Aycell’in Bakanlığımızda ve öğretmenler üzerinde bazı projeler planladıklarını biliyordum. Bu sohbette Mehmet Beye öğretmenlere ne verebileceklerini esprili bir şekilde sordum. Yarı şaka yarı ciddi bu soruma karşılık Mehmet Bey de “Ne isterseniz veririz. Mesela Internet olabilir.” dedi. Internet fikri bana çok cazip geldi ve hemen detaylarını sormaya başladım. Teknik problemler olduğunu, bu problemlerin giderilmesi halinde Internet bağlantısının yapılabileceğini ve her öğretmene e-mail adresi verilebileceğini söyledi. Aslında bu konunun daha önce Telekom tarafından düşünüldüğünü ancak, Milli Eğitim Bakanlığında bu projeyi üstlenecek yetkili birini bulamadıklarını söyledi. Oysa, ben Internet bağlantısının hem Bakanlığımıza hem de Genel Müdürlüğümüze sınırsız imkanlar getirebileceğini, insan kaynakları yönetimi alanında çağdaş yaklaşımları uygulama fırsatı verebileceğini düşünmeye başladım. Konuyu hemen Bakanımız Sayın Hüseyin ÇELIK’E aktardım. Sayın Bakanımız da bu projenin çok güzel bir proje olduğunu, hızlı Internet (ADSL) sayesinde zaten düşündüğümüz çantasız eğitimi bu yolla gerçekleştirebileceğimizi ve çocuklarımızın dünyayla entegre olabilmelerinin önemli bir yolu olabileceğini söyleyerek bu projenin üzerine gitmemiz gerektiğini belirtti. Kaldı ki, bu proje Personel Genel Müdürü olarak benim de oldukça ilgimi çekmiştir. Çünkü; her okula hızlı Internet’in girmiş olması sonucunda öğretmenlerimizin özlük haklarını burada takip edebilmeleri mümkün olabildiği gibi, öğretmenlerimizin kendileri özlük bilgilerine anında ulaşabilecekleri, atama ve yer değiştirme işlemlerinin mevcut sistemden çok daha kaliteli ve çok daha kısa sonuçlandırabilecek bir niteliğe sahip olacağını düşünmeye başlamıştık. Üstelik o tarihlerde 20.000 öğretmenimizin atama işlemleri ile ilgili başvurularının Internet ortamında alınması söz konusu idi. Bu uygulamanın okullardan başlatılması çok güzel bir uygulama olacaktı. Tabi bu proje için finansman gerekiyordu. Bu finansmanı nasıl karşılayabileceğimizi düşünürken Dünya Bankası ve Avrupa Birliği Avrupa Ekonomik Bankası gibi kuruluşlarla yaptığımız sözleşmelerin bulunduğu, bu finansmanın bu kuruluşlardan sağlanabileceğin düşündüm ve Sayın Bakanımıza ilettim. Sayın Bakanımızın talimatı üzerine bu projeyi yürütme yetkisini aldıktan sonra, Bakanlığımızın ilgili birim amirleri Eğitek Genel Müdürü Prof. Dr. Nizami AKTURK, Projeler Koordinasyon Merkezimizin o dönemki başkanı Bekir AKSOY ile birlikte projenin ana hatlarını belirledik. Sayın Bakanımızın bizi cesaretlendiren destekleriyle birlikte Türk Telekom’la resmi görüşmeleri başlattık. Türk Telekom’un ve Aycell’in o zamanki yetkililerinin bu projeye vermiş oldukları desteği bir kere daha şükranla ifade etmek isterim.
Neşe Kocacık : Anladığım kadarı ile proje çok kısa sürede hayata geçirilmiş. Şu andaki durum nedir, bilgi verir misiniz?
Remzi Kaya : Bu süreçte gerek Bakanlığımızın yetkililerinin, gerekse Türk Telekom’un yetkililerinin projeye inanmaları ve finansman sağlayan kuruluşların samimi tavırları bu projenin çok kısa sürede ve hedeflenenin üzerinde gerçekleştirilmesine sebep olmuştur. Şöyle ki; Bakanlığımız ile Dünya Bankası arasında yapılan anlaşmalar gereği verilen kredilerin o güne kadar uygulanabilir ve akılcı projeler için kullanılmadığı şeklinde duyumlar geliyordu. Dolayısıyla da Dünya Bankası her projemize tereddütlü bakıyordu. Fakat, böyle bir projeyi kendilerine götürdüğümüzde çok güzel bir proje olduğunu, Milli Eğitim Bakanlığının o güne kadar yapmış olduğu akılcı projelerden bir tanesinin bu olduğunu, bunun için de ekonomik olarak gerekli krediyi verebileceklerini söylediler. Bunun üzerine Türk Telekom ve Aycell genel müdürleri ile tekrar yaptığımız toplantıda konunun teknik ayrıntılarını konuştuk. Türkiye’de 60.000’nin üzerinde okulumuz var. Mezra dediğimiz yerlere Telekom’un alt yapı eksikliği nedeniyle teknik anlamda giremeyeceği için bu sayıyı 40.000 olarak düşündük. Bu projeyi il Eylül 2003 tarihinde Sayın Başbakanımız da kamuoyuna deklare ettiler. Belki, 40.000’in üzerine de çıkacağız ama asgari 40.000 okulun Internet bağlantısı yapılacaktır. Bunun üzerine de çıkabilmek mümkündür. Yapılan planlamalarda 2003 yılı sonu itibariyle 15.000 okul, 2004 yılı içerisinde de geri kalan 25.000 okul veya daha fazlasının Internet bağlantısının tamamlanması hedeflenmişti. Bugün itibariyle hedeflerimizi büyük ölçüde gerçekleştirdiğimizi söylemek mümkündür. Öğrencilerimizin % 90’nına hızlı Internet ulaştırılması sağlanmış olup, geri kalan için de Ulaştırma Bakanlığının Türksat üzerinden Internet ulaştırma çalışmaları devam etmektedir.
Neşe Kocacık : Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ile de görüştünüz sanırım. Sayın Bakan’ in yaklaşımı nasıl oldu?
Remzi Kaya : Toplantılarımızın birinde Sayın Ulaştırma Bakanımız da bulunmuştu. 0 da çok beğendi bu projeyi, çok memnun oldu. Ülke için faydalı olacağına inandığını söyledi. Tabi bu da bize ayrıca bir cesaret verdi. Bunu üzerine bu çalışmalarımızı sürdürdük. Sayın Bakanımızın bu konudaki desteği her zaman bizimle olmuştur. Bu anlamda da gerek Türk Telekom’a gerekse Ulaştırma Bakanımıza minnettar olduğumuzu bir kere daha belirtmek istiyorum.
Neşe Kocacık : Türk Telekom bu hizmeti sübvanse mi ediyor?
Remzi Kaya : Türk Telekom’un desteklerini inkar etmek mümkün değil. Ancak, gerek daha önce bahsettiğim finans kaynaklarının katkıları, gerekse projenin disiplin içinde yürütülmüş olması bu projenin Devlet tarafından sübvanse edilmesini gerektirmeyecek bir konuma getirmiştir. Kaldı ki, proje başlatıldığında gerek Sayın Bakanımızın gerekse Sayın Ulaştırma Bakanımızın belirtmiş oldukları gibi proje, kamuoyunun algıladığının tersine ucuza mal olan bir proje niteliği taşımaktadır. Bu projenin gerek ülkemizin geleceğine gerekse öğrenci ve öğretmenimize sağlamış olduğu katkılar düşünüldüğünde bu projenin çok daha düşük maliyetli olduğu kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. Fayda maliyet açısından bakıldığında iyi örneklerden birisidir diye düşünüyorum.
Neşe Kocacık : Gerek öğretmenlerin gerekse öğrencilere yani Türkiye’nin geleceğine yatırım yapıyorsunuz. Bu projenin aşamaları hakkında bilgi verir misiniz?
Remzi Kaya : Genel olarak Milli Eğitim Bakanlığı, özel olarak da Personel Genel Müdürlüğü olarak proje geliştirmek, proje odaklı düşünmek bizim genel yaklaşımımızdır. Günümüz dünyasında “Personel Yönetimi” kavramı yerini “İnsan Kaynakları Yönetimi” kavramına terk etmiş bulunmaktadır. Klasik personel birimi, tayin, nakil odaklı çalışmakta, görev tanımlarını bu kavramlar üzerine oturtulmaktadır. Oysa, “İnsan Kaynakları Yönetimi” odaklı yaklaşımlarda bütün ana süreçler analiz edilmekte ve alt süreçler kontrol altında tutulmaktadır. Bunu şöyle açıklamak istiyorum. Personel Genel Müdürlüğü olarak bizim sadece öğretmenlerin atamaları, yer değiştirmeleri, terfileri v.b. konularına ağırlık vermemiz artık söz konusu olamamaktadır. Bu işlemlerin yanında personelin eğitimi, bireysel gelişim ihtiyaçları, beklentileri, görev gerekleri ve personel beklentilerinin örtüştürülmesi gibi süreçler bizim üzerinde çalıştığımız ve sürekli bu konularda projeler ortaya koyduğumuz alanlardır. Bu yaklaşımın sonucunda ülkemizin ihtiyacı olan rasyonel personel politikalarının geliştirilmesi sağlanacağı gibi, bilgi toplumu olma, bilgiyi üretebilme, bilgiyi yaygınlaştırma, teknolojiye dönüştürme ve kullanma becerilerini de geliştirmiş olacağız. Internet’in ve teknolojinin kullanılması sayesinde eğitimde fırsat eşitliği yaratılması her vatandaşımızın eğitimden eşit yararlanabilmesinin sağlanması ve kaliteli eğitim almasının da yolunu açmaktadır. Kamuoyunun yakından izlediği ve desteklediği gibi son yıllarda proje ve teknoloji kullanımı odaklı yaklaşım sayesinde uygulamalar eşit, şeffaf, adil ve ihtiyaçlara göre gerçekleş tirilmektedir. Kamuoyunun bu konudaki algılamasını sürekli olarak değerlendirip ve sonuçlarını analiz etmekteyiz. Bu bağlamda Türk Milli Eğitiminin yararına olacak öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin, hatta bütün vatandaşlarımızın dünyada olup bitenden, en gelişmiş ülkeler düzeyde yararlanmaları sağlayacak projeleri geliştirme 9 sürdürülmektedir. Artık gelişen değişen teknolojiye uyum gösterme ve bundan faydalanma reflekslerimiz gelişmiş bulunmaktadır. Sunduğumuz hizmet kalitesi ve niteliği bu konudaki çıtayı oldukça yükselttiğimizin göstergesidir. Bundan taviz vermek mümkün değildir. Çünkü; kamuoyunun beklentileri de üst seviyeye ulaşmıştır. Hatta şunu söylemek çok büyük iddia olmaz. Biz insan kaynakları yönetimi konusunda ve teknoloji kullanımı konusunda bir çok kuruma örnek ve önder olma konumuna gelmiş bulunmaktayız. Bu söylediğimi Internet konusunda da bugün söylemek mümkündür. Burada şunu da belirtmek istiyorum. Türkiye’nin geleceğine yönelik projeler olgunlaştıkça kamuoyuyla paylaşılacaktır. Milli Eğitim Bakanlığının bir birimi olarak Personel Genel Müdürlüğü eğitimin bütün süreçlerinin kendine görev alanı kabul etmekte; doğrudan sorumluluğunda bulunanlara projeler geliştirmekte uygulamakta, başka birimlerin sorumluluğunda olan alanlarda ise destek hizmetleri vermekte ve istenilen her aşamada gerek uzman desteği, gerekse projenin gerektiği diğer destekleri vermektedir.
Neşe Kocacık :Türkiye son bir yıl içinde çok şey değişti ya da değişecek. Örneğin, öğretmen atamaları konusunda bilişim teknolojilerini kullanıyorsunuz. Bu proje eden söz eder misiniz?
Remzi Kaya : Önceki sorularınızda da değindiğim gibi, Personel Genel Müdürlüğü olarak artık çağın gerektirdiği insan kaynakları yönetiminin bilimsel temelli anlayışım bütün yönleriyle ve yöntemleriyle hayata geçirmeye çalışıyoruz. Geliştirdiğimiz ve uyguladığımız projelerden aldığımız sonuçta bu alanda iddialı durumda olduğumuzun göstergeleridir. Ancak, belirtmek gerekir ki mükemmelin sonu ve sınırı yoktur. Her ulaştığımız hedef bize yeni hedefler göstermekte, her ulaştığımız hedeften çok daha uzak hedefleri görme arzusu uyandırmaktadır. Bu bakış açısıyla insan kaynakları yönetiminin bir bölümü olan bilişim teknolojisinin etkin ve amaca uygun kullanma çabalarımız hiç bitmeyecektir. Bu çalışmalarımıza somut örnekler vermek gerekirse; artık bütün personel hareketleri, sınav başvurulan, atama işlemleri, değerlendirme işlemleri ve personel işlemlerinin diğer süreçlerle olan ilişkileri tamamen bilişim teknolojisi ile gerçekleştirilmektedir. Son çalışmalarımızdan biri de T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü ile yapılan çalışmalara göre, gerek personelin Emekli Sandığı ile ilişkilendirilmeleri, gerekse emekli olurken işlem sürecinin en kısa süreye indirilmesine fırsat verecek çalışmalar bitirilme aşamasına getirilmiştir. Belirttiğim gibi bu alanda yeni çalışmalar yeni projeler üzerinde yoğunlaşmış bulunmaktayız. Özetle belirtmek gerekirse; artık klasik Personel Genel Müdürlüğü formatından insan kaynakları yönetimi anlayışına geçtiğimizi, bu anlayışta ise Bakanlığımızın genelinde, özellikle de Personel Genel Müdürlüğünde proje odaklı düşünme ve çalışma kültürünün oluştuğunu söyleyebiliriz. Bu bakış açısı hem Genel Müdürlüğümüzün vizyonunu genişletmekte, hem de ülkemizin geleceğini olumlu yönde etkileyen katma değerler yaratmaktadır. Esasen bizim hedeflerimiz ile eğitim alanında Cumhuriyetimizin hedeflerinin örtüştüğünü yani, herkese her vatandaşa eğitim hakkı, imkanı ve firsatı verme iddiasını somut olarak ortaya konuluş biçimidir.
Neşe Kocacık :Eğitim, dolaylı ya da dolaysız her kesimi ilgilendiren bir konu. Bu yüzden ileriye yönelik hangi projeler üzerinde çalışıyorsunuz?
Remzi Kaya : Bundan önceki sorularda da vurgulamaya ve belirtmeye çalıştığım gibi Cumhuriyetimizin eğitim alanında hedef aldığı ilkeleri gerçekleştirme yolunda önemli mesafeler aldığımızı belirtmeye çalışmıştım. Personel Genel Müdürlüğü olarak sadece tayin, nakil işlerini yürüten bir birim olmak değil, eğitimin bütün yönleriyle ilgilenmek gibi bir sorumluluğumuz olduğunu, bu sorumluluğun bilincinde olduğumuzu ve bunu değişik platformlarda dile getiriyorum. Bu bağlamda eğitim öğretimin etkili, herkesin yararlanabileceği bir biçimde eşitlikçi, eğitim çalışanlarının memnuniyetlerini sağlama, Bakanlığımızda hizmet alanların memnuniyetini sağlama gibi konularda araştırma, geliştirme çalışmalarımız sürdürülmektedir. Bu alanda yapılan çalışmalarımız olgunlaştıkça kamuoyuyla paylaşmaya, sizlere bu konularda bilgi aktarmaya devam edeceğiz. Diğer taraftan, öğretmen kariyer basamaklarıyla ilgili proje hayata geçirilmiş, uzman öğretmen, başöğretmen uygulaması eğitimdeki kaliteyi oldukça artıracağı düşünülmektedir. Bunun yanı sıra Bakanlığımızda yürütülen TYK projesi ile tüm okul ve kurumlarda Avrupa Kalite Yönetimi Vakfı (EFQM) Mükemmellik Modeli (Liderlik, Politika ve Stratejinin belirlenmesi, çalışanların yönetimi, kaynakların etkin ve verimli kullanımı, bilgi birikiminin yönetimi, süreçlerin yönetimi ve sonuçlar) bir öz değerlendirme aracı olarak kullanılmaktadır. Bu proje ile eğitimde kalitenin artırılması hedeflenmiş, sloganımız “Türkiye İçin Eğitimde Kalite” olarak belirlenmiştir.
Neşe Kocacık : 2007 yılı için öğretmen talepleriniz nelerdir?
Remzi Kaya : Bilindiği gibi, öğretmen ihtiyacı her yıl branşlar bazında tespit edilerek, kadro ihtiyacı Maliye Bakanlığı ve Devlet Personel Başkanlığının ortak çalışmaları sonucu karşılanmaktadır. 2006 yılının Ağustos ayında 10.000 kadrolu öğretmen ataması yapılacak, bunun yanında 50.000 sözleşmeli talebimiz olmuştur. Bunun 20.000’i halen çalışanlar için, 30.000’i ise ilk atama için ayrılmıştır. Maliye Bakanlığınca tanınacak kadro imkanları çerçevesinde bu çalışmalar gerçekleştirilecektir.
Başta da söylediğim gibi sizlerin, yani basın yayın organlarının Genel Müdürlüğümüzün çalışmalarına gösterdiği ilgi bizim daha kaliteli daha verimli çalışmalar yapmamıza ve motive olmamıza katkı sağlamaktadır. Bu nedenle Parlamento Dergisi çalışanlarına teşekkür ederken bütün öğretmenlerimize ve Milli Eğitim Bakanlığı çalışanlarına da her geçen gün daha güzel şeyler yapma azminde ve kararında olduğumuzu belirtmek istiyorum.
Saygılarımla.